5 yaşındaki her 5 çocuktan 1´i altını ıslatıyor

10.12.2017 16:06:03 tarihinde eklendi, 630 kez okundu
AÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Soygür, "Bu yaştaki (5 yaş) her 100 çocuktan yaklaşık 15-20´si uykuda altını ıslatır. İlerleyen dönemde 15 yaşındaki 100 kişiden 1´inde de bu sorun devam edebilir." dedi.

Çocuğun uyurken farkında olmadan altını ıslatmasının 5 yaşındaki yaklaşık her 5 çocuktan 1'inde görüldüğü ve tedavi edilmediği takdirde ilerleyen yaşlarda özgüven kaygı ve okul başarısının düşmesi gibi sorunlara yol açabileceği belirtildi.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Tarkan Soygür, 5 yaşına gelmiş bir çocukta ayda 2 geceden fazla yatak ıslatmanın normal olmadığını söyledi.

Soygür, yatak ıslatma sorununun yıllar içerisinde kendiliğinden ortadan kalkabildiğini, ancak bu sürede altını ıslatan çocuğun ruhsal açıdan olumsuz etkilenebildiğinden sorunun mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini bildirdi.

"Bu yaştaki her 100 çocuktan yaklaşık 15-20'si uykuda altını ıslatır ve ilerleyen dönemde 15 yaşındaki 100 kişinin 1'inde de bu sorun devam edebilir." diyen Prof. Dr. Soygür, yatak ıslatmayı ortaya çıkaran nedenlerin, çocuğun kontrolü dışında olduğuna dikkati çekti.

Soygür, sorunun tedavi edilmemesi halinde düzelme şansının azaldığını vurguladı.

"Cezalandırmak sorunun derinleşmesine yol açabilir"

Tarkan Soygür, çocuğun gece altını ıslatmasının anne babanın bu konuda iyi eğitim vermediği anlamı taşımadığını ifade ederek, şunları kaydetti:

"Sorun, çocuğun büyüme sürecinde idrar kontrolüyle ilgili bazı işlevlerin olgunlaşmasının gecikmesiyle bağlantılıdır. Anne ve babanın çocuğun yatak ıslatmasına tepkiyle yaklaşması veya cezalandırması, sorunun daha derinleşmesine yol açabilir.

Günümüzde gece yatak ıslatmanın psikolojik kökenli sorunlara bağlı olmadığı, bir takım organik nedenlere bağlı ortaya çıktığı kabul edilmektedir. Eğer gece yatak ıslatma 5 yaşından sonra uygun şekilde tedavi edilmezse, çocukta özgüven kaybı, kardeş ve arkadaşlarıyla olan ilişkilerinin bozulması, hatta okul başarısının olumsuz etkilenmesi gibi psikolojik sorunlara yol açabilmektedir."

Prof. Dr. Songür, doğru tedavi için mutlaka sağlık kurumlarında uzman yardımı alınması gerektiğinin altını çizdi.

"Uykuda idrar kesesinin dolduğu hissedilmiyor"

Soygür, altını ıslatma sorunu olan çocukların önemli bir bölümünde uyku sırasında idrar kesesinin dolduğunun hissedilmediğini belirterek, bunun sonucu olarak çocuğun uykusunda sıkıştığını hissederek uyanmadan refleks olarak altını ıslattığını söyledi.

Bazı altını ıslatan çocuklarda ise gece üretilen idrarın normalden fazla olduğunun saptandığını anlatan Tarkan Soygür, "Gece üretilen idrarın fazla olması durumunda mesane kapasitesi aşılmakta ve uykuda çiş yapma ihtiyacı ortaya çıkmaktadır. Bu durum uykunun ağır olması faktörü ile birleşince, gece altını ıslatma ortaya çıkmaktadır." diye konuştu.

Soygür, tıbben 5 yaşına kadar çocukların yataklarını ıslatmasının direkt sorun olarak kabul edilmediğini, bu yaştan sonra ise ilk olarak tuvalete çıkma düzeninin ve sıvı alımının ayarlandığını söyledi.

Bu kapsamda, özellikle gece yatmadan 1 saat önce su ve sıvı alımının kesilmesi, yatmadan hemen önce çocuğun çişini yapması ve uyuduktan 1,5 saat sonra da tuvalete kaldırılması gerektiğini aktaran Prof. Dr. Soygür, "Ayrıca, gün içinde uyanıkken uzun süre idrar bekletilmemesi, varsa aceleci tuvalet alışkanlığından vazgeçilmesi ve altta yatan kabızlık gibi sorunların tedavi edilmesi de süreci olumlu etkilemektedir." şeklinde konuştu.

Bu uygulamanın yaklaşık 1,5 ay sürmesi gerektiğini, sorununun devam etmesi halinde ikinci basamak tedaviye geçildiğini anlatan Soygür, ikinci basamakta ise alarmlı kilot ya da ilaç tedavisinin uygulandığını belirtti.

Tarkan Soygür, "Bunlardan biri kilota takılan alarmlar. Bu yöntemde kilota takılan bir alarm, çocuğun kilotunun ıslanması halinde çalıyor ve bir süre sonra çocukta şartlı refleks oluşarak tam çiş yapma saatinde uyanması sağlanıyor. Ancak alarm uygulamasında aile ve çocuk uyumunun düşük olması, henüz sonuç alınmadan bırakılmasına yol açıyor." bilgisini verdi.

İlaç tedavisiyle gece idrar yapımının azaltıldığını anlatan Soygür, "İlaç, gece yatmadan yarım saat önce dil altına konuluyor, kendiliğinden eriyen bir ilaç olduğu için su içilmesine ihtiyaç duyulmuyor. İlaç 3 ay kullanılıyor, sonra kesilerek sonuca bakılıyor. Sonuç alınmadığında doz artırılarak ikinci küre başlanıyor. Yüzde 80 oranında iki kürde başarı sağlanıyor." ifadelerini kullandı.


Henüz yorum eklenmemiş, ilk yorum yapan siz olun...
Yorumlarınız, site yönetimi tarafından denetlenip onaylanmaktadır; lakin uygunsuz, hakaret içeren, kişi ve kişileri aşağılayıcı türden olmaları halinde derhal silinecektir. Yorumlarınız başkaları tarafından oylanabilir.

Üye girişi yaparak takma adınızla yorum ekleyebilir, eklediğiniz tüm yorumlara üye panelinizden ulaşabilirsiniz. Ayrıca üye girişi yaparak haber, makale, video, foto galeri içeriklerini favorilerinize ekleyebilir ve tüm favorilerinize üye panelinizden erişebilirsiniz. Not: Üyeler en çok 500 karakter yorum yazabilirken, misafirler en çok 200 karakter yorum yazabilirler!



Yorumcu


E-Posta Adresiniz (Yayınlanmayacak)


Yorumunuz


Güvenlik Kodu
(Büyük-Küçük Harf Duyarlıdır!)
  




Mobil Sitemiz
Ana Sayfa
Hakkımızda
İletişim
Üye Ol
Site Kullanım Koşulları
Haber Manşetleri
Haber Arşivi
Haber Kategorileri
Video Arşivi
Foto Galeri Arşivi
Yazarlar
Yazar Makaleleri
Genel Makaleler
Anketler
Haber RSS
Makale RSS
Video RSS
Foto Galeri RSS
Sitenize Haber Ekleyin
Sitemizde yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yaplan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı SİTEMİZ sorumlu tutulamaz. Gazetesi.tv.tr Copyright ©2015 Bu site en iyi Chrome, Opera, FF ve IE 10+ web tarayıcılar ile gezilir. Powered by ASPXPLUS